Game Awards ve “Naif” Beklentilerim
Her sene mutlaka ekran başına geçip ilgiyle takip ettiğim nadir etkinliklerden biri de GameAwards etkinliği. Geçtiğimiz yıllarda zaman zaman güzel oyunların duyrulduğu etkinlikler geçirmiş olsak da oyuncular olarak çok fazla reklam olması, reklamların ödül alan oyun yapımcılarının konuşmalarından çok çok daha uzun olması bizi sıkan şeyler arasındaydı. Bu sene çok beklentim olmadığından canlı izlemeyi tercih etmedim ancak sonrasında duyrulan oyunlar keşke izleseydim dedirtip beni pişman etti.
Neler Bekledim…?
Bloodborne.! Ah Bloodborne…
GameAwards etkinliğinden çok uzun zamandır, halen PS platformunda sahip olmama rağmen PC ye gelmesini umut edip hala inatla oynamadığım ama ağzımın suyunu akıtan Bloodborne bekledim. Ben beklemeye başladığımdan beri de ufak bir haber bile yok malesef. Kaldı ki zaman geçtikçe umutlarım azalıyor ve beni PS4 ün başına geçmeye mecbur bırakıyor.
Splinter Cell
Bir diğer beklentim de şöyle gerçekten üzerinde uğraşılmış (Mesela MGS5:Phantom Pain gibi) bir yapay zekayla gerçekten gizliliğin doruğunda oynayabileceğim Splinter Cell. 2021 yılında Splinter Cell in yeniden yapıldığını duyduğumda çok heyecanlanmıştım ama oyunun halen geliştirilip geliştirilmediği konusu Ubisoft un bilgi paylaşımının az olması sebebiyle iyice belirsiz olmuştu. Ubisoft oyunun Remake projesinin iptal edilmediğini Toronto stüdyosu tarafından geliştirilmeye devam edildiğini duyurmuştu. 2026 yılında yayınlanması falan planlanıyordu. Yine de Ubisoft’a çok güvenemediğim, ellerindeki birçok IP ye özensiz davrandığını ve hakettikleri değeri veremediklerini düşündüğüm için Splinter Cell gelse bile kalitesinden oldukça şüpheliyim.
Ve Half-Life 3….
Tamam daha fazla uzatmıyorum… Sustum…
Neler Buldum…?
Öncelikle duyurulan oyunların “bence” çok tatmin edici olması oyun dünyasında da “gördüğüm kadarıyla” olumlu karşılandı ya da öyle olmadıysa karşılanmalı diye düşünüyorum. Günümüz oyuncularının her şeyi beğenmeyen, tabiri caizse çok çabuk burun kıvıran tavrı sanıyorum bu oyunlarda olmayacaktır. Tabi bunu söylerken bir dinazor oyuncu oluşumun bunda etkisi illa ki olabilir.
İzninizle ben kendi heyecanlandığım oyunlara bir-iki kelam etmek istiyorum.
Witcher 4
Witcher 4 benim en heyecan duyduğum oyun oldu. İlk 3 oyunu bayıla bayıla oynamış, kitaplarının tamamını okumuş ve gerçekten karşılaştığım her içeriği genel anlamda çok sevmiş olmamdan ötürü yeri bende ayrı Witcher 4 duyurusunun. Ana karakterin Ciri olması da güzel düşünülmüş. Önceki oyunlardan ve oyunda oluşturduğumuz bağlardan kopmadan karakterle özleşmemiz çok zor olmayacak. Bu arada fragmanda dikkatimi çeken şeyler oldu.
Ciri’nin witcher işaretlerini kullanması acaba hikayenin bir yerinde meşhur “ot sınavına” maruz kalmış mı sorusunu uyandırdı bende. Diğer ufak tefek detaylardan sonra gözüme çarpan bir diğer detay ise kullandığı ve büyü uyguladığı zincir oldu. Merakla bekliyorum. Hatta sabırsızlıkla… Ancak tahminim en iyi ihtimalle 2027-2028 yılında Ciri ile buluşacağımız yönünde…
Mafia : The Old Country
İlk iki oyunu bayıla bayıla yaklaşık 2’şer kez oynadığım Mafya serisinde malesef kötü yorumlardan ve güvendiğim dostların da önermemesinden ötürü 3. oyunu oynamadım. Bir boşlukta oynamayı düşünüyorum ama beklentim fazlasıyla düşük 3.oyundan. Mafia oyunlarında beni çeken başlıca unsur her zaman hikaye anlatımı ve oyuncuya bu hikayenin aktarımı olmuştur. İlk oyun da ikinci oyunda bu konuda gerçekten harika. Umuyorum yeni gelecek oyunda da hikaye anlatımına çok kafa yorarlar ve boş şeylerle uğraşmaktansa kendimizi hikayenin akışına bırakırız ve dünyasında kayboluruz.
The Last of US Part II Remastered
Benim için en güzel haber oyunu PC üzerinde oynayabilmek oldu. PC ağırlıklı bir oyuncu olarak bu habere bayıldım.
Elden Ring Nightreign
Bilemedim. 3 Kişi Co-Op da oynanabilecek, oynayıp boss kestikçe haritanın küçüldüğü bir Elden Ring nasıl olur hayal edemedim. Arkadaşlarla pişti bile eğlenceli olur, o yüzden Co-Op tecrübesinin iyi olacağı kesin ama tek kişilik modunda nasıl ederiz bilemedim. Elden Ring ve Erd Tree DLC’sine yüzlerce saat gömdükten sonra ne söylersek söyleyelim From Software bizi yine kendine çekecektir. Belki Co-Op tarzına bambaşka bir bakış açısı getirir kim bilir… Oyunun bir güzel yanı da oyunun servis tabanlı olmaması. Yani oynayacağız ve bitecek. İsteğim o ki Elden Ring aynı hype ve başarıyla devam etsin. Kekremsi bir tat bırakan bir oyunla Elden Ring dünyasına veda etmek istemem açıkçası.
Borderlands 4
İlk 3 oyunu arkadaşlarımla oynayıp bitirmiş, keyif almış ve doyamamıştım, Umuyorum çıkacak 4. oyun da aynı hisleri yaşatır.
Duyurulan diğer oyunlarla ilgili de söylenecekler var ancak burada frene basıyor, akla gelirse yazmak üzere burayı terk ediyorum.. Duyurusu yapılan oyunları da aşağı not edeyim ki akılda kalsın, unutmayalım…
Intergalactic: The Heretic Prophet
Okami Sequel
Mafia: The Old Country
Sonic Racing: CrossWorlds
The Last of Us Part II Remastered
Stage Fright
Squid Game: Unleashed
Onimusha: Way of the Sword
Yeni Virtua Fighter
Borderlands 4
Split Fiction
Elden Ring Nightreign
The Outer Worlds 2
Final Fantasy VII Rebirth PC
The Witcher IV
Rematch
Shadow Labyrinth
Slay the Spire 2
Ninja Gaiden: Ragebound
